İran: Köklü ve Gerici!

Serazat - Ahmed Necip YILDIRIM - İran Köklü ve Gerici
Serazat - Ahmed Necip YILDIRIM - İran Köklü ve Gerici

Bugüne kadar İran’a müteaddit defalar seyahatler yaptım. Bütün önemli şehirlerini gördüm.

Edindiğim izlenimleri detaylarıyla kaleme almak bir kitaba konu olur. Ama tespitlerimi genel umumi çerçevesiyle şöyle özetleyebilirim:

İran bütün Müslüman ülkelerden farklıdır. “Nev’i şahsına münhasırdır.” İslami İnkılâp bu hususiyeti perçinlemiştir.

Tarihiyle, edebiyatıyla, mimarisiyle ve diğer cihetleriyle, İran İslam dünyasında farklı bir konuma sahiptir.

İran açısından, İslami devrimin ciddi neticeleri olmuş. Devrimle benimsenen “düzen içinde ilerleme” ilkesiyle, şahsi, ticari, sanatsal, siyasi, ilmi… ve her cihetten bu ülkenin değerlerini sağlamlaştıracak adımlar atılmış.

Diğer yandan, mollaların denetimindeki rejim, muhalefete karşı sert tedbirlere başvurmakta. Düşünce özgürlüğü, ifade özgürlüğü, siyasi serbestlik gibi kavramlardan bahsetmek çok zor.

İslam dünyasında, belirleyici, sürükleyici olabilecek en baştaki ülke Türkiye’dir. Ondan sonra İran gelir.

Türkler ve İranlılar millet olarak bir birinden tamamen farklı toplumlardır.

Türkiye’nin en büyük rakibi İran’dır. İran, bölgede yayılmacı ve son derece aktif siyaset takip etmekte. Tarihte eğer İran bizi arkadan vurmasaydı, Avusturyalılar Kuran-ı Kerim okuyor olacaktı.

İranlılar (Acem), Osmanlı devleti ile defalarca savaşmışlardır. Ne zaman Osmanlılar Avrupa’ya doğru sefere çıksa, İran’ın arkadan vurmasıyla ilerleme sekteye uğramıştır. Denebilir ki, bütün Osmanlı dönemi boyunca, Türklerin Avrupa’daki ilerleyişi önündeki en büyük set İran’dır.

Bambaşka bir dünya keşfetmek için, İran’ı muhakkak ziyaret etmeli. Özellikle İsfahan, Meşhet, Şiraz ve Tebriz görülmelidir. Yemeklerinden giyimine, dilinden örf ve adetlerine kadar, her yönüyle farklı bir ülke İran.

——-

Serâzât.com’da; sadece Necip YILDIRIM’ın şiir ve makalelerinin yer almaktadır. Bütün hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz ve neşredilemez.