Ey Köylüler!

Her güzelliğin bir koruyucusu vardır! Peki ya sadeliğin? Kim koruyacak sıradanlığı, şatafatsızlığı! Bütün zevklere kement atamazsın! Tüketemezsin bütün güzellikleri!

Müsaade etmeyin kimsenin fotoğraf çekmesine.

Sadece size ötsün bülbüller. Sırf sizin için süslensin gelincikler, güller, vadiler, bağlar, bostanlar.

Kime ne keçilerinizin inadından, koyunlarınızın laf anlamazlığından veya ineklerinizin oburluğundan. Kol kırılsa da, yen içinde kalsın.

Ne balkondan görülen muhteşem manzara ne de pencere önünden akan berrak sular girsin kamera kadrajlarına. Tek bir kamera namlusu doğrultulmasın baharınızın yeşil kıyafetine, kışınızın beyaz örtüsüne. Deklanşörler çekilmesin, flaşlar sıkılmasın ağaçlarınıza, çiçeklerinize, kuşlarınıza.

Maazallah sosyal medyaya düşerler yoksa! Ve şöhret âfetine çarpılır dünyanın keşmekeşinden uzaklarda, huzur içinde yaşayan köyünüz.

Kesilmez sonra ardı arkası kameralı kovboyların. Hele fenomenleşen cambazların eline düşmeyegörsün; kalabalıkların uğrak yerine döner beldeniz.

Evvela bir büfe açarlar. İnsanların sucuğun sadece koklatıldığı “karışık tost + ayran” konseptiyle kandırıldığına şahit olur masum yavrularınız. Pansiyonları oteller takip eder.

Sanal âlemde iyice nam salınca, hususi kurumsal kimlik çalışması yapılır köyünüz için. Markalaşırsınız. Turlar tertiplerler. Dünyaya duyururlar nâmınızı.

Zincir marketler de girdi mi geçmiş olsun. Götürüp buzdolaplarına assınlar diye zafer madalyası niyetine magnetler tasarlarlar adınıza.

Parmaktan parmağa dolaşır köyünüzün resimleri. Kirli, kaba, arsız ve kanlı parmaklarca paylaşılırlar.

Yabancılar karınca sürüsü misali her yanınızı sardığında anlarsınız sizi siz yapanların vedalaşmadan bir bir gittiklerini.

Küser size böcekleriniz. Sürgüne göçer kelebekleriniz. Bol bol egzoz gürültüsü dinlersiniz cırcır böceklerinin senfonisi yerine. Asfaltlar geçmeye başlar âdet ve geleneklerinizin üstünden. Aşınır kimliğiniz. Yapmacıklığın tozları siner ata yâdigârı hatıralarınıza.

Ey hâlâ istila edilmemiş köylüler! Keşke size vahşi kâşiflerin henüz bulamadıkları kızılderililer olduğunuzu anlatabilseydim.

Gizleyin kendinizi. Saklayın köyünüzü. Gafil kalacak olursanız, bereket yağdıran kül rengi bulutlar yerine, kül rengi beton döken mikserler gönderirler üstünüze.

Hâlâ geç olmamışken uyanın!

Müsaade etmeyin kimsenin fotoğraf çekmesine.

Şehirleşecek olursanız, köyünüzün tezek kokusuna dahi hasret kalırsınız.


Diğer İçerikler:

Ağlamayı Özledim (Şiir)

Annem… (Kadına… ve anneye bir yazı…)

Mükemmeliyet (Herkes mükemmel olmak ister…)

Seni Özlediğim Kadar (Şiir)

Önyargı ve Mike Tyson (Şampiyon olmak…)

Masal Yıldızı (Şiir)

Serâzât.com’da sadece Necip YILDIRIM’ın şiir ve makaleleri yer almaktadır. Bütün hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz ve neşredilemez.

Ads