Ehl-i Harâbât

"Şiir; söz, fikir, vehim ve zannın ötesine geçip mutlak hakikati ebediyyen arama cehdi. Zaman ve mekânın ötesinden nurları topraktan dehlize getirmektir şiir. Şiir, yani muvâzene: Sûretle hayâl, mücerretle müşahhas, kâfiyeyle mânâ, kalıpla ürperiş, akıl ile aşk, şuur ile aşk serhoşluğu, sahv ile sekr... arasında bir ahenk. Şair, hislerin ve şuurun üstüne çıkıp idrâkin daha yukarı merhalelerine, ötelerin ötesine doğru sıçrayan kişi. Beden kalıbından, beynin ve şuurun hudutlarından dışarı çıkar." Necip YILDIRIM

Güllerin rengine, hapsolan koku;
Saraylardan sürüp, çıkar kendini.
Bir damlacık suda, nilüfer doku;
Var olma yükünden, kurtar kendini.

Kadehteki şarap, içilmedikçe;
Yaşlar yanaklara, süzülmedikçe;
Mürekkep kalemden, dökülmedikçe;
Boğazdaki düğüm, boğar kendini.

Güneş olup ateş, giymezsen eğer,
Mum olup beyninden, yanmazsan eğer,
Vefatından evvel, ölmezsen eğer,
Zinhar! Dirilerden sayma kendini.

Teşbihten Tenzihe seyrân et de gel.
Akıldan aşka çık cevlân et de gel.
Hesabı kitabı virân et de gel.
Ol Ehl-i Hârâbât; mest et kendini.

Nefeslerden kervân; yükünüz candır!
Gönderen Serâzât, zâr u bîcandır!
Alıcının adı; can u canandır!
Kim veda ederken izler kendini!

Diğer muhtevâ:

Gurbet Şiiri

Rusya İdealiniz Var Mı?

Türkistan Destanı

Arapların Talihsizliği

Serâzât.com’da; sadece Necip YILDIRIM’ın şiir ve makaleleri yer almaktadır. Bütün hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz ve neşredilemez.

Ads