
Gece sessiz, gece soğuk; gecenin içinde çoğalan yalnızlık benim. Ortak sırların saklayıcısı, iki arkadaşın çaylarının buharı, ötekinin dünyasını temizleyen gözlük mendili… Gece sığınak kimine, kimine korku, keder; gökyüzünde ışığın son hüzmesi benim. Açlıktan ağlayan bebeğini ninnileriyle avutamayan anne benim. Sokakta soğuk iliğine işlemiş barksız; gözünün içinde son umut kırıntısı benim. Bir masumun kirpiğinin ucundaki gözyaşı benim.
Ben zamanım babasıyla gülen kızın eteğinde; geçmesin istediği. Bir çınarım ulu göklerde; yaprağını rüzgarın okşadığı. Şanlı ezanım minarede. Kaldırımın arasındaki bir zerre kumum; bu milletin her bir karışı benim.
Kara zırhı elinde; kendini savunan güçsüz benim. Uzak kalmış nasipten; her gece acizliğine ağlayan mağrur benim.
Silinmez bir yarayım yüzünde, ayyuka çıkmış tüm gerçekler benim. Annemin çırptığı halıda toz tanesi; evime giden yolda bir taş da benim. Ve umut. Her zerresinde bu hayatın. Tüm korkakların gün yüzüne çıkmasın diye yaktığı gerçek benim. Bazen yaşamım satır arasında, bazen en süslü okyanusta balığın ağzındaki kanca benim. Duygudaşım tüm dünyayla, içimdeki sarsılmaz kederin öfkesi benim.
——-
Serâzât.com’da yayınlanan yazı ve şiirlerin fikrî hakları ilgili yazar ve şairlere aittir. Bütün hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz.