Hikâye Yarışması (Toplam Ödül 18.000 TL)
Deneme

Nokta, Bitti

Günlük konuşmalarda kesin ve kararlı bir şey söylemek için konuşmanın sonunda “nokta, bitti…” ifadesini sizler de duymuşsunuzdur. Gözle dahi zor görülebilen bu işareti belirtme ihtiyacını neden duyarız ki?

Evet kalemin en sivri yeri, yani ucunun hiç hareket ettirmeden ve hafif bastırılmasıyla oluşan “nokta”, kalemin onca derdini anlatma çabasıyla yazdığı yazıları bitirir. Bu küçücük hareketle meseleler son bulur.

Cümle içinde havalarından geçilmeyen o özel isimler yok mu! Burnu bir karış havada “bizi büyük harf ile yazın” diyen burjuva sınıfının ego balonları kalemin sivri ucuyla patlar. Çünkü nokta kendisinden sonra hangi kelime olursa olsun ister özel isim ister genel isim ister sıfat ister bağlaç fark etmeksizin büyütür. Farklılıkları kaldırır, ayrımcılığı bitirir.

Bazen sayıların hemen akabinde rastlarız noktaya. Bu kez de -inci, -ıncı gibi harflerle okutturur kendini. Bakın şu noktaya! Bir tane “nokta” çıkıyor, kendisinin belki 20-30 kat büyüğü olan harflerle okutturur kendini.

İki nokta üst üste geldi mi bütün esrarlar, gizemler, meraklar, anlaşılmazlar son bulur. Bir âlimin, bir mürşidi kâmilin bir konuyu şerh etmesi gibi, kendinden önceki kısa bir kelimeyi, kendinden sonrakilere upuzun açıklar. Bazen de kendinden önceki kısacık bir kelimeyi yine kısacık bir kelime ile manalandırarak ufukları açar, zihinleri aydınlatır.

Hele şu noktaların üçü bir yan yan yana gelmesin! Artık harflerle bile işi olmaz “gerisini siz anlayın, beni konuşturmayın” diyerek büyüklüklerini gösterirler sanki. Ama görebilen var mı ki?

Aslında bütün harfler, rakamlar, doğrular, şekiller, resimler bir noktayla başlamamış mıdır? Bütün bir edebiyat, bütün bu külliyat bir noktaya mı varmaktı, yoksa sırrına mı ermekti acaba? Noktayı unutup, gaflet içinde şaşaalı o kelime cümbüşlerinde eğlenen, gününü gün edenler noktayla sonlanmayacaklar mı?

Er ya da geç noktadan gelindiği, tek hakikatin nokta olunduğu, büyüklenmenin, caka satmanın boş şeyler olduğu yine noktayla son bulunacağı anlaşılacaktır.

——-

Serâzât.com’da yayınlanan yazı ve şiirlerin fikrî hakları ilgili yazar ve şairlere aittir. Bütün hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz.

Adem Demirkıran

Müteşebbis. Mütefekkir. Müşavir. Şair.

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu