KitapTahlil

Omzumdaki İki Arkadaş

Lee Suyeon tarafından kaleme alınan, suluboya tekniğiyle resimlenmiş çizgi roman türünde bir eserdir. Kahramanımız Tavşan, 11 yaşındayken annesini kaybeder ve kısa bir süre sonra da net olarak açıklanmasa da başından bir taciz olayı geçer. Tavşan o gün, hayatı boyunca ona eşlik edecek olan hayali Panter ile tanışır.

Kayıp Bir Çocukluk : Yaralı Civciv

Kitabın başında gördüğümüz, Tavşan’ın bakımını üstlendiği ve Tavşan’ın yaşadığı üzücü olaylarla eş zamanlı olarak ortadan kaybolan yaralı civciv, Tavşan’ın çocuksu yanının bir temsilidir. Tavşan bir daha eve heyecanla ve hızla koşarak dönmez. Bir daha cadı saçlı ağaçların olduğu ormana oynamaya gitmez.

Omuzdaki Gölge : Davetsiz Panter

Panter, Tavşan’ın hayatına davetsizce girer. Tavşan’ın travmalarının ve kaygılarının bir sonucu ve temsilidir. Tavşan’ı koruyan bir tarafı da vardır. Kulağına sürekli Tavşan’ı kaygılandıran ve tetikte tutacak şeyler fısıldar. Onu kısıtlar. Sık sık Tavşan’ın omuzlarına çıkar, kendini taşıtır.

Panter, Tavşan’ı tek hamlede öldürebilecek bir hayvanken onu öldürmez. Ve aslında Tavşan Panter’e göre çok çelimsiz bir hayvan da olsa onu omuzlarında senelerce taşıyabilecek kadar güçlüdür. Panter’e rağmen atabildiği adımlar da bunun güzel bir kanıtıdır. Ama yine de Panter ile mücadele etmez. Panter ve Tavşan bir şekilde birbirlerinin varlıklarından beslendikleri bir ilişki içindedirler.

Narinliğin Gözü Kara Gücü : Salgu

Salgu Tavşan’ın yetişkin hayatında sahiplendiği hasta papağandır. Hasta bir kuş olsa da son derece buyurgan, açık sözlü ve talepkardır. Karakteri oldukça güçlüdür. Ve bu dik duruşu Tavşan’ın donup kalmış pasif kurban modundan çıkabilmesi için ona yardımcı olur. Panter’in karşısına onu alt edebilecek ondan daha güçlü bir hayvan koymak yerine narin ve hasta bir kuş tercih etmek, çok etkileyici ve zekice bir tercih.

Salgu’ya bakmak onun iyileşmesine yardımcı olmak Tavşan’a iyi gelir. Salgu’nun sert ve pütürlü ayakları Tavşan’a cadı saçlı ağaçları anımsatır ve çocuksu yanıyla yeniden temas kurar. Panter’i de daha az görmeye başlar. Salgu’nun gözlerinin de yıllardır içinde debelenmek zorunda kaldığı karanlığı gibi kapkara olduğu olduğunu görmek, Tavşan’ın bakış açısını değiştirir. Her siyah aynı siyah değil…

Kabusların Değişmeyen Adresi ve Kaktüs Yuva

Tavşan kitap boyu kabuslar görerek uyanır. Kabuslarında hep o evdedir, yalnızdır, çaresizdir.

Salgu, kendinden bir tüy koparır toprağa diker ve zamanla toprakta dev bir kaktüs yetişir. Öyle gözü kara bir kuştur ki dikenlerle kaplı kaktüse oyuklar açarak ev haline getirebilir. Ve bu ev de Tavşan’ın çocukluk evinin çatısındadır. Tavşan’ın toprağa gömdüğü parçası yani kaybettiği çocuksu yanı, Panter ile birlikte ördüğü duvarlar ve yalnızlığının kalesinin harika bir temsili gibidir.

Salgu yıkanırken Panter ve Tavşan’ı da suya çekerek, her şeyi bütün duyguları gevşetip bir potada eritir. Akan sularla çatıdan aşağıya ne varsa, ağaçlar, duvarlar, pencereler, ev her şey bir güzel yıkanır. Salgu Tavşan’ın her şeyi temize çekmesini sağlar.

Hayat kimilerini daha çok incitiyor. Yeniden başlamak, mutlu olabilmek ya da sadece kaldığı yerden devam edebilmek… Bu kitap geneline yayılan ağır keder havasına rağmen bir an durup güneşe bir süre dalgın dalgın bakıp uçuşan tozları izlemek gibi sıcacık ve sarıp sarmalayan bir yapıda. Kederi yok sayarak değil, ona bazen minik bir kuşun desteğiyle de olsa kucak açarak iyileşmek mümkün.

——-

Serâzât.com’da yayınlanan yazı ve şiirlerin fikrî hakları ilgili yazar ve şairlere aittir. Bütün hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz.

Nukte UYSAL

Diş Tabibi. Edebiyat Talebesi. Modern Nakış Sanatçısı. Okur. Anne.

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu