
Bir akvaryum, küçük bir fanus da yeterdi balık için, oksijeni denizdi. Kimseden onu süsü olarak sevmelerini, bir camın içinde tutmalarını istemedi. Balık balıktı işte, hayatıysa ayrılmadığı suyu.
Ben de bir balığım, şaka değil, unutuyorum hemen her şeyi. Bazen insanların süsü gibi sevip beni bir “fanus”a koyuşlarını izliyorum ve bazen kalıyorum nefessiz, ölümün eşiğinde, suyun dışında.
Suyun dışında panikliyorum, önümde iki seçenek, ya çırpın sesini duyur ya da kaderini böyle kabullen.
Ben bir balığım şimdi, bakıyorum etrafıma. Hep bir insan telaşesi, hayatın kargaşası içinde hayalleri savrulan, uğursuz, çırpınan insanlar var etrafımda. Yavaşlamayı bilmeyen, hakikati göremeyecek insanlardan bahsediyorum, içinde şiir olmayan ne anlasın şiirden?
Ben bir balığım şimdi, görüyorum dışarıda yıpranmış şehirleri. Bu gürültü, bu kargaşa herkese çok fazla. Oysa bir fırtınayı kabulleniyor şehir, ertesi sabah güneşi kucaklıyor, ben de bu katıksız zevklerden hoşlanıyorum ya.
Ben bir balığım şimdi, gözlüyorum uzakları. Son döndüğüm sokaktan çıkacak geçmişim, bu kadar vefasız olunur mu? Her şeyden vazgeçmişim.
Ben bir balığım şimdi, savruluyorum uzak denizlere. Gidip geldiğim kuytular var, bazen eşelediğim yaralar, kanatmaya doyamadığım acılar.
Ben bir balığım şimdi, ne zaman kendi fanusumdan çıkarılsam sarsıcı bir özlemle arzuluyorum evimi ve çirkin bir söz işitirsem utanıyorum tüm güzellikler adına.
Ben bir balığım şimdi, vazgeçemediğim şeyler var omurgalarımda. Sırtlanıyorum ömrümün yükünü, ah ediyorum yarına. Kendi dünyamın içinde dönüyorum, ben onlara görünmeyen bir vadede yürüyorum.
——-
Serâzât.com’da yayınlanan yazı ve şiirlerin fikrî hakları ilgili yazar ve şairlere aittir. Bütün hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz.
Harika olmuş! Başarılarının devamını bekliyorum.
Çok güzel olmuş ve gerçekten balıkmışız aslında