
İnsanlar doğar, yaşar ve nihayetinde kaçınılmaz son olan ölümle yüzleşirler. Onun neslinden gelen, onu sevip sayan, ona hürmet eden, onun arkasından ağlayan, ağlamayan kısacası geride kalanların hepsi giden için bin bir türlü fikir ve duygu beyan ederler: “İyi insandı rahmetli.”, “Çok yardımseverdi.”, “Fena adam değildi.” derler, fakat “İyi mühendis idi merhum.”, “İyi doktordu rahmetli” gibi sözleri daha az işitiriz.
Demek ki insanlar öncelikle insanlıkları ve çevreye yaydıkları pozitif ya da negatif enerjileri ile anılıyorlar ve değerlendiriliyorlar. Elinde diploma ile sokaklarda gezen kimseye rastlamışsınızdır mutlaka. Ama sireti suretine yansımış, yüzündeki tebessümle etrafına pozitif enerji yayan insanları mutlaka görmüşsünüzdür. Yani insanlık diplomasıyla gezenleri…
Nereden alındığı çok önemli değildir bu diplomanın. Nasılını ve niçin’ini hiç hesap etmeyiz çoğu zaman. Zira bizim için yaptığı meslekten çok kişiliği önemlidir bu insanların. Nasıl olsa işini iyi yapıyordur diye düşünürüz.
Bu tip kişiler toplu hâlde gezmezler çünkü birkaçının bir araya gelmesi zordur. Bu zorluk birbirleriyle anlaşamadıklarından veya birbirlerini çekemediklerinden değildir. Fesatlıktan ve suiniyetten hiç değildir. Hele övünmekten ve kasılmaktan asla! Böyle, içinin temizliği dışına, dışının temizliği de çevresindekilere alabildiğine sirayet edenler nadir bulunurlar bu devirde. Evet taaccüp edilebilir ama gerçek bu. Eskiden kum gibi kaynayan bu kişileri, kalabalık bir grup hâlinde rastlanabilen bu güzel insanları şimdilerde tek tek saymak ve ayırmak mümkün neredeyse.
Boyunlarına asmadıkları insanlık diplomalarını güler yüzleri, ballı dilleri ve muhabbetleri ile suretlerinde gösterirler. Tanınmaları kolay olduğu kadar da zordur. Ama bulamamak, tanışamamak, konuşamamak, onlardan istifade edememek bahtsızlık olduğu kadar da biraz kısmet işidir. Yaptığı kötü işlerden çok pişman olmuş birinin onlarla karşılaşma ihtimali daha yüksektir. Zira muhtaçtır, samimidir ve kalbi kırıktır.
Kimi zaman bir cami avlusunda, kimi zaman bir hastane koridorunda, kimi zaman da mahalle kahvesinde rastlayabilirsiniz onlara. Yıllarca dirsek çürüterek, okulları bir bir bitirerek hak ettikleri diplomalarının yanında bir de insanlık diplomasına sahip olmuş güzel insanlardır onlar. Sahip oldukları veya olacakları bütün iyi şeyleri insanlarla paylaşmak için sanki sokak köşelerinde, otobüs duraklarında beklerler.
Kim bilir? Şu an oturduğunuz otobüs koltuğunun yanında böyle biri vardır. Ve bu yazıyı okuduğunuzu görüyor ve tebessüm ediyordur.
——-
Serâzât.com’da yayınlanan yazı ve şiirlerin fikrî hakları ilgili yazar ve şairlere aittir. Bütün hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz.