Hikâye Yarışması (Toplam Ödül 18.000 TL)
Şiir

İstanbul’da Yağmur Var

İstanbul’da yağmur var… İnzibat martıların…
İliğinden geçiyor korkunç karartıların…

Galata köprüleri meşinden birer kayış…
Bulutlarda yerleri muazzam bir kavrayış…

Bahar semalarından değiyor damla çime,
Bir varlık hapsetmişim hep içime içime…

Ne zaman kopup gelse şu sağnak şu buluttan,
İşte hakiki celse, utan ey akıl utan!

Ne ağacın dalından fışkıran bir meyvesin,
Ne de kara bir tohum ki toprak seni yesin!

Koşuşuyor Sirkeci, vapur ve kalabalık…
Ruhum dipleri bulmuş yağmur gözlü bir balık;

Ne zaman takılırım bir peletin peşine,
Vururum kuyruğumu ah döşüme döşüme!

Veyahut oltadaki ölü bir solucanın…
Yemi olurum yemi, canı sıkılan canın!

Bu temiz ve kemâle gelmiş yaşlı sularda,
Pür huzur kıtalara basmışım ayağımı…

Bir bakmışsın kalmışım köpüklü uykularda,
Yahut kendi elimle çekmiş kendi ağımı!

Maddenin dengi madde, mananın dengi mana…
Ne yapsın bendeki bu dengeye matematik!

Sonuna kadar zillet yapışık Beyoğlu’na;
Başlı başına millet, işte Valide Atik!

Biz biliriz aranan huzur nerde yatmakta;
Türbelerin çinili dallarında açan o…

Tarihin kalbi gibi içimizde atmakta,
Değildir cansız ve de masallardan kaçan o…

Bilakis tam şurada göğüs kafesimizde,
Ruhumuzun dilinde yatmaktadır bu destan…

Bir Allah’ı bilmeli ve dahi hiçbir şeyi,
İman bir şanlı tohum, gönül bir kurak bostan!

İstanbul’da yağmur var, göklerin tesbihini
Akıtarak dalından düşüyor pencereye…

Bir mubarek Ramazan çorbası kadar sıcak,
Takır takır vuruyor dibinden tencereye…

Pişsin diye uğraşı verdiğimiz şu çömlek,
Daha som ateşlerden görmedi hiç birini…

Bir yağmur hislendirdi sadece göğsümüzü,
Söyletemedi henüz bir dava şairini!

———————————————————————

Serâzât.com’da yayınlanan yazı ve şiirlerin fikrî hakları ilgili yazar ve şairlere aittir. Bütün hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz.

Ayşe Çam

Şair, Seyyah, Kemankeş, Aşçı, Kat’i

Bir Yorum

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu