ToplumFikir

Ciğeri Çok Para Edenler

Ciğeri beş para etmeyenlere alıştık. Lakin ciğeri çok para edenleri hiç düşündünüz mü? Kimdir bunlar, nerede yaşarlar, ne yer içerler, evli midirler, bekâr mıdırlar, çoluk çocukları var mıdır? Etrafımızda bunlardan kaç tane vardır acaba? Belki de çok yakınımızdadırlar kim bilir?

Vakit yok ki bakalım etrafımıza, işimiz çok bizim. Bahanemiz de çoktur hani. Yarına bırakanların helak olacağını bile bile deriz ki: “Yarın yaparım.”, “Biraz sonra…”, “Az sonra…”, “İki gün sonra, haftaya…”

Çünkü kafamızı kaşıyacak zamanımız yoktur. Çok meşgulüzdür, çok işimiz vardır. Kendimize göre önceliklerimiz vardır tabii ki ama her zaman isabet ettiremeyebiliriz hedefi veya doğruyu. Ama yapmamız gereken birazcık çevremizle alakadar olmak, sosyal müşahedelerimizin dozunu biraz arttırmak, çevremize kendimiz için vakit ayırmak…

Bir gün vakit bulup başımızı az da olsa kaldırdığınızda karşılaştığınız kişi sizden bir tatlı tebessümü eksik etmiyor, bir selamı esirgemiyor, bir çocukla karşılaştığında merhametle başını okşuyorsa ahir zaman için yeterlidir herhâlde ciğerine paha biçmek. Bir de sıkıntıya ve selamete aynı derece yakîn olanlarla karşılaşırsak işte o zaman bilin ki onların değil ciğerleri, sâdır olacak her sözünün, her bakışının ve her davranışının kıymeti parayla ölçülemeyecek kadar çoktur.

Gün olur da böyle biriyle karşılaşırsanız onun peşini bırakmayın derim. Zira az bir merhametin ve şefkatin kâmil insan muamelesi gördüğü bu zamanda ciğeri çok para edenlerin kıymetini anlamak, onlardan ayrılmamakla olur. Profesör bir büyüğüm nasihat etmişti bana: “Adam olmak için adam olanlarla olmak lazım.”

Şimdi daha iyi anlıyorum bu sözdeki tılsım ve gizemi. Zira insanın kıymetini, merhametini ve tüm hasletlerini artırmasının yegâne yolu bunları başaran insanlarla olmaktan geçiyor. Kişi buna inanır ve bu inançla ararsa mutlaka muvaffak olacaktır. Duyulan ve bilinen birçok örnekte olduğu gibi…
Boşuna dememişler: “Arayan bulur, Mevla’sını da belasını da.”

Mühim olan ne aradığına karar vermektir. Aradığına karar veren bulduğunda sukutuhayale düçâr olmaz. Çünkü hazırdır, teslim olmuştur, karar vermiştir kendini ve ciğerini kıymetlendirmeye. Bırakın ciğeri beş para etmeyenleri ve onların kıymetsiz işlerini ki kıymetiniz azalmasın. Onların işlerine mukabele etmek onların seviyesine inmek olur.

Ciğeriniz üzülüp yanmasın beş para etmiyor diye. Yanarsa kıymetinden yansın, üzülürse niye daha kıymetli olamadığının pişmanlığı ile…

Herkesi ciğeriyle baş başa bırakın.

——-

Serâzât.com’da yayınlanan yazı ve şiirlerin fikrî hakları ilgili yazar ve şairlere aittir. Bütün hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz.

Ayhan Özbek

Şair. Yazar. Eğitimci. Müteşebbis. Ressam. Hattat. Mütefekkir.

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu