Tahlil

Kahramanın Yolculuğu – Aisaka Taiga

Bu dünyada kimsenin hiç görmediği bir şey var. Çok kibar ve çok tatlı bir şey o. Bir gören bir daha görmek ister. Dünya bu yüzden onu saklamayı, ona ulaşmayı zorlaştırmayı seçti. Ama bir gün biri onu bulacak. Ve o kişi, onu bulması gereken kişi olacak. Çünkü öyle yaratıldı…”

Toradora! Taiga ve Ryuji. Kaplan ve Ejder…  2008 yılında dünya çapında ses getiren bir gençlik hikayesinden uyarlanan 25 bölümlük anime. Taiga ve Ryuji’nin, Taiga’nın yaptığı bir sakarlık sonucu başlayan ve ardından güçlü bir bağa dönüşen arkadaşlığını konu alan Toradora!, Taiga’nın seri boyunca tanıklık ettiğimiz karakter gelişimi, çocukluk travmaları, aile özlemi ve cevabına ulaşmaya çalıştığı “Sevilmeye değer bir insan mıyım?” sorusuyla harika bir psikolojik yolculuk fırsatı sunar. Tüm bunlar Toradora!’yı iki gencin sıradan aşk hikayesi olmaktan çıkarıp farklı ve özel bir yere koyan en güçlü sebeplerdir.

Taiga : Hırçınlığının gölgesinde saklanan terk edilmiş bir küçük kız

Taiga, hırçın, sert, ayarsız ve huysuz bir genç kızdır. Annesi ve babası o çok küçükken boşanmıştır. Tek başına çok geniş, lüks bir dairede yaşamaktadır. Ve evi Ryuji’nin eviyle karşı karşıyadır. Evi her zaman dağınık ve pistir. Bu ev Taiga’nın büyük yalnızlığının ve ruh halinin bir temsilidir. Ryuji, Taiga’ya her gün yemek hazırlar. Ev işlerinde yardımcı olur. O ev zamanla Ryuji sayesinde bir yuva haline gelir.

Taiga, yıkıcı öfkesinin ardında kendine dair kusurluluk inancı taşır. Bunu sık sık dile getirir. “Neden bu kadar küçüğüm ve neden garip bir adım var?” “Kim olduğumu hep inkar ettim ve niye böyle olduğunu merak ettim. Neyi farklı yapabilirdim?” Kendini sevilmeye değer görmez ve bunun en büyük sebebi onu daha çok küçükken bu büyük yalnızlığa terk eden ailesidir. 

Taiga’nın Kitamura’ya aşk sandığı bir saplantısı vardır. Kitamura Taiga’ya hislerini açtığında, Taiga ilk defa kabul gördüğünü, sevilebilir olduğunu hisseder ve Kitamura’yı zihninde idealize eder. Onun ulaşılmaz bir hedef, kusursuz bir varlık olduğunu düşünür. Ve bu kesinlikle aşk değildir. Ryuji’nin yanında gardı aşağıdadır, olduğu haliyle rahat bir şekilde davranabilir ama Kitamura ile doğru düzgün tek kelime bile edemez. Zamanla bu ayrımın farkına varır. Ve bu durum zihninde büyük bir karmaşaya yol açar.

Ryuji : Sakin, huzurlu ve dengeli

Ryuji, sert görüntüsü sebebiyle herkesin ondan uzak durduğu ve korktuğu diğer ana karakterdir. Ama aslında hiç de göründüğü gibi birisi değildir. Taiga ne kadar hırçın ve dağınıksa, Ryuji de o kadar sakin ve titizdir. Ryuji her zaman başkalarının hislerini ve ihtiyaçlarını önemser hatta çoğu zaman kendini feda eder. Taiga’nın hırçın tavırlarına hiçbir zaman sesini çıkarmaz, onu hep kabul eder. Taiga’nın deyimiyle bir köpek gibi ona boyun eğip itaat eder. Ryuji’nin bu sessiz ve sağlam kabulü Taiga’nın zamanla sakinleşmesindeki en büyük etkendir.

Ryuji, babasını hiç tanımamıştır. Annesi onu tek başına büyüttüğü için Ryuji kendi başının çaresine bakmayı çok erken yaşlarda öğrenmiştir. Hatta annesine bile onun baktığını söyleyebiliriz. Yemekleri hep o hazırlar ve tüm ev işlerini o yapar. Sanki annesi onun çocuğu gibidir. 

Ryuji karakteriyle ilgili izleyici en çok yoran durum, pasifliğidir. Ryuji de Taiga’ya çok değer verir ama gerçek hislerinin farkına varması epey zaman alır. Son bölümlere kadar hatta Taiga’nın itirafını duymasına rağmen Ryuji’nin ne hissettiği izleyiciden gizlenir. Ryuji’nin pasifliği de yine hep diğer insanları kendinden önde tutmasıyla ilgilidir. Kendine en son dönüp bakar.

Ryuji de tıpkı Taiga’nın Kitamura’ya yaptığı gibi Minori’yi idealize etmiştir. Onun için ulaşılması gereken bir hedef, bir mutluluk mertebesidir. 

Minori ise bu hikayede belki de canı en çok yanan kişidir. Minori gerçekten de tıpkı güneş gibidir. Bu arkadaş grubunda herkesi neşelendirmesi gerektiğine inanır. Kendi duygularını hep gizler,  mutluluk ve neşe maskesiyle dolaşır. Ryuji’nin de hayranlık duymasına sebep budur. Ama Ryuji zamanla hayal olanla gerçek olanın ayrımına varır.

Taiga’nın Omzundaki Gizli El : Kawashima Ami

Ami ve Taiga. Bu iki karakter birbiriyle zıt iki kutuptur. Taiga çocuksu ve asi tavırları olsa da içinde çok erken yaşta büyümek zorunda kalmış biriyken, Ami kendini olgun göstermek uğruna, içindeki çocuksu yanın sesini kısmıştır. Ami Taiga’nın tüm kusurlu yönlerine rağmen kabul görüp sevilebilmesinden çok etkilenir ve böylesinin de mümkün olduğunu görerek zamanla maskesini çıkarır. Taiga’nın acısını anlayıp  onun yanında yer almaya karar verir. Taiga ve Ami’nin yılbaşı bölümlerinde aynı elbiselerle, birlikte bir gösteri hazırlamaları bu durumu çok güzel gösterir.

Herkes Ami’nin ne kadar olgun olduğundan bahsederken Ryuji ona “Çocuk gibisin!” diyerek onu gerçekten gördüğünü gösterir. Ami bu hikayede denklemi çözen ilk kişidir. Taiga’nın mutluluğu için cesurca hamleler yapar ve Ami’nin de Ryuji’nin pasifliğine karşı açık bir öfkesi vardır. Çok da haksız sayılmaz.

Yıldız Metaforu ve Taiga’nın Dönüşümü

Elbette o yıldız Taiga’nın temsilidir. Minori farkına varmadan onu paramparça eder. Tıpkı Taiga’nın kalbi gibi… Bu durum Taiga’nın karakterindeki kırılma noktasının ön hazırlığıdır. Minori ve Ryuji’nin el birliğiyle yıldızı tamir etmeleri ise serinin özeti gibidir. 

Tıpkı o yıldız gibi mükemmel görünen, hatta parlayan hayatlar, umutlar, hayaller ve belki de gerçeklikler tek darbede kırılabiliyor. Toparlayıp bir araya getirmek büyük bir zaman ve emek istiyor. Eski haline getirdiğimizde de ne yazık ki kırılmamış hali gibi olmuyor. Ama elbette yine de onarılabilir, hem de sayısız kez…

Taiga’nın esas kırılma anı ise istem dışı ağlayarak sokakta “Ryuji!!!!” diye koşturduğu sahnedir. O sahnede Taiga, içinde uzun zamandır yüzleşmekten korkup kaçtığı pek çok gerçekle yüzleşmek zorunda kalır ve artık bambaşka bir Taiga izleriz.

Taiga’nın Cesareti

Bazen kalmak cesaret ister, bazen de gitmek… Taiga’nın gidişi bir kaçış mı yoksa cesurca bir adım mı? Taiga’nın gidişiyle akıllarda bu iki soru belirir. Ve bu hamle serinin belki de en çok eleştirilen kısmıdır. Taiga, tam da ilişkileri başlamak üzereyken bir anda ortadan kaybolur. Bu bir kaçış gibi görünse de aslında Taiga’nın Ryuji’yi ve ilişkilerini ne kadar önemsediğinin bir kanıtıdır. Bu ilişki o kadar değerlidir ki Taiga bunu mahvetmemek için yaralarını sarmak üzere gitmeyi seçer. Kendini bulmak için gitmeyi göze alacak kadar cesurdur. Ve Ryuji’ye bağımlı olmaktan kendini kurtarıp onunla eşit konumda, yan yana yürüyebilmek için bu yolu seçer. Seri final yapmış olsa da, bu gerçeklik o kadar derin işlenmiş ki izleyici şundan emin : Taiga ve Ryuji, hala birlikteler ve mutlular.

Dolap

İlk bölümde Taiga, sınıfı darma duman etmiştir ve dolabın içinden perişan bir haldeyken Ryuji’nin ayaklarına kadar yuvarlanarak çıkar. Son sahneden Taiga yine dolabın içindedir ama bu kez ne sınıf dağınıktır ne de Taiga perişan. Ve Ryuji onu eliyle koymuş gibi bulur. Çünkü bir gün onu biri bulacak. Ve o kişi, onu bulması gereken kişi olacak…

Herkes zor zamanlardan geçebilir. Yalnızlığın, çaresizliğin, kederin pençesinde kıvranabilir. Bu durumlarda insanları hayata bağlayan güç diğerleriyle kurdukları bağlar olabiliyor. Animeler her zaman fantastik dünyalar ve anormal güçte, düşmanı tek yumrukta ya da doğaüstü güçlerle yere seren kahramanlar sunmuyor. Güneş gibi parlamaya çalışan kendi karanlığına sırt çevirmiş Minori, erkenden büyümek zorunda kalan maskeler takan Ami, yani sen, ben, o, hepimiz… Kimse inkar edemez ki Taiga da bir kahraman. Yalnızlığını kendine mesken edinmiş, öfkesi kapıda bekçi, ama yine de kendi için ayağa kalkmayı seçen herkesin kahramanı. 

——-

Serâzât.com’da yayınlanan yazı ve şiirlerin fikrî hakları ilgili yazar ve şairlere aittir. Bütün hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz.

Nukte UYSAL

Diş Tabibi. Edebiyat Talebesi. Modern Nakış Sanatçısı. Okur. Anne.

4 Yorum

  1. Anime hiç izlemedim ama açıkçası merak da ettim yazıyı okuyunca kıymetli Nükteciğim. Kahramanın Yolculuğu bir edebi türde okuyucu ve izleyici için en olmazsa olmaz miyardır. Teşekkür ederiz. Takipteyiz:)

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu