
Muhabbet kalpte saklıdır; ne akılla kurulur ne dille başlar.
O, geçmişten bir emanet gibi insanın göğsüne bırakılmış ve vakti gelince kendini hatırlatan sırdır.
Dünya küçülür, kalp büyür.
Zaman bir an durur.
Dil konuşur zannedersin ama hakikatte muhabbet, kalpten kalbe yürüyen sessiz bir seferdir.
Bir gönülde uyanır ve yerinde duramaz.
Çünkü sevgi, durmayı bilmez; hareketi fıtrat, akışı kaderidir.
Bulutta ağırlaşan damlalar nasıl yeryüzünü çağırırsa, kalpte çoğalan muhabbet de duyulana doğru kopar ve yola düşer.
Her damlası bir niyet, her düşüşü bir teslimiyettir.
Bu iniş bir işaret bırakır kalpte.
Ne gürültü çıkarır ne iz ister; ama değdiği yerde taş bile olsan çatlatır.
İşte o an kalp, kendisine gelenin yabancı olmadığını anlar.
Çünkü muhabbet, sahibini tanır; aynı kaynaktan gelenler birbirini kelimesiz bilir.
O mektupsuz, mühre ihtiyaç duymayan bir mesajdır aslında.
Arada mesafe olsa da engel tanımaz, çünkü gönlün yolu mekâna çizilmez.
Alan kalp, onu akılla tartmaz; ancak ona cevap verir.
Cevap verildiği anda iki gönül arasında görünmeyen bir bağ kurulur.
Bu bağ, alışmak değildir, bağımlılıkda değildir; bu bağ, “beni bana unutturan” bir yakınlıktır.
İşte buna sevgi denir.
Sevgi konuşur, muhabbet dinler.
Seven, sevdiğinde erir; eridikçe yüklerinden arınır.
Derler ki: “Kalpte ne varsa dil ona tercümandır.”
Lakin muhabbet öyle bir sırdır ki, dil onu söylemeye kalksa eksiltir, sükût ise onu kemale erdirir.
İnsan sevdiğini anlatamaz; çünkü muhabbet, tarifle eksilir, yaşandıkça çoğalır.
Bu sevgi bazen yıllar geçse bile hasret duyulanı alır sana getirir.
Kim muhabbetle sınanırsa, bilmeden O’na yaklaşır.
Çünkü sevgi, yol gibi görünür ama varmak istediğin yere götüren bir vasıtadır aslında.
Muhabbet duyduğunu sana, senide ona götüren bir vasıta.
Görülen bir rüya, yaşadığın bir anı veya duyduğun bir özlem…
Hepsi muhabbet pınarından saçılan birer damladır.
Ey gönül!
Eğer içinde bir daralma varsa, bil ki muhabbetten uzak düşmüşsündür.
Ve eğer kalbin genişliyorsa sebepsiz, bil ki sana bir yerden muhabbet dokunmuştur.
Muhabbet kalpte nihân
Söz neylesin ey cânân
Bu yol hâl ile âyân
Dil tercümân-ı dermân
Ben fânî biz de zâil
Kalan ol Hak’tır kâmil
Dil söylese nâkâm dil
Muhabbet onda müşkil
Hülasa,gerçek muhabbet kalbe düşen ilahi bir nefhadır. Onu ne akıl tartar, ne söz kuşatır.
Bilmekten öte bir hâl, görmekten öte bir idraktir.
Nice insanlar vardır ki, çok şey bilir ama muhabbetten nasibi yoktur.
Nice gönüller de vardır ki, bir harf bilmez ama muhabbetle hakikate yakındır.
Zira muhabbet, ilmin değil, nasibin işidir.
——-
Serâzât.com’da yayınlanan yazı ve şiirlerin fikrî hakları ilgili yazar ve şairlere aittir. Bütün hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz.
Ne kadar güzel anlatmışsınız. Her cümlesi başlı başına bir hikmet anlatır. Her kelimesi burada bir inciye dönüşmüş sanki. Her cümlenin üzerinde tefekkür etmeden geçilemiyor. Onun için tabiatında yavaş yavaş okunan bir yazı olmuş. Ama bu yavaş okuma insanı uyandırmıyor.
Bir gönülde eğer muhabbet derya değilse oradan bu güzel muhabbet yazısı çıkmaz diye düşünüyorum. Tebrik ederim. Gönlündeki muhabbet daim olsun.
👏🏻👏🏻👏🏻
Ahmet bey yüreğinize, kaleminize sağlık…
Teşekkür ederim
Çok güzel bir yazı olmuş, her cümlesinde ayrı bir incelik var.
Maşallah
Teşekkür ederim kardeşim.
Kıymetli nazarınız ve ince tefekkürünüz için teşekkür ederim.
Aslında muhabbet üzerine yazılan her söz, biraz da onu hisseden gönüllerin aynasında tamamlanıyor. Sizin bakış açınızda, yazının söyleyemediği bazı manaları dahi dile getirmiş.
“Yavaş okunan bir yazı olmuş” sözünüz ayrıca kıymetliydi. Çünkü bazı sözler bilgi vermek için değil, insanın içinde unutulmuş bir şeyi uyandırmak için yazılır.
Muhabbet de aceleye gelmiyor; insan bazen bir cümlede değil, bir durakta, bir sükûtta yakalıyor onu.
Derya benzetmeniz ise haddimden fazla güzel… Bizde olan deniz değil belki; ancak gönle düşen birkaç damlanın yankısıdır.
Eğer o satırlarda bir sıcaklık hissedildiyse, bu tamamen muhabbetin kendisindendir. Çünkü muhabbet, sahibini aşan bir hâl taşır.
Rabbim gönlünüzdeki letafeti ve nazarınızdaki inceliği daim eylesin. Muhabbetten de mahrum bırakmasın İnşaallah.